izmir escort bayan

e
sv

Uzak Doğu Bahçeleri , Çin ve Japon Bahçe Sanatı

avatar

Zehra Nur BAHAR

  • e 2

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 2

    Üzgün

Uzakdoğu Bahçeleri Genel Özellikleri

Japon bahçelerinin bazıları dini yapı, bazıları ise saraya ait bahçelerdir. Japon bahçelerinde; su, adalar, köprüler, pavyonlar, kayalar, taşlar, kum, taş, kandiller-fenerler, su çanakları, yer döşemeleri, adım taşları ve çitler-duvarlar gibi aksesuarlar bahçe mekanının olmazsa olmazıdır.

  • Su ortama huzur, serinlik ve canlılık kazandırmak amacıyla kullanılmıştır. Göller ve havuzlar en önemli su formlarıdır.
  • Çeşitli köprü formları bahçeye pitoresk bir karakter kazandırırlar. Köprülerin yapı detayları da çeşitlilik gösterir; taştan, ahşaptan ya da toprak sıvalı bitki dallarından yapılmıştır. Şekillerine göre eğik köprü, gizli köprü, ay görünümlü köprü, düz köprü ve zikzaklı köprüdür.
  • Pavyonlar yüksek noktalarda yer alarak manzaranın daha iyi seyredilmesini sağlarlar.

Uzakdoğu bahçeleri denilince başta Çin olmak üzere Japon, Hint ve Moğol bahçeleri akla gelmektedir. Bu bahçeler içinde özellikle Çin bahçeleri 18.yüzyılda değişen Avrupa bahçelerine ilham kaynağı olmuştur. Hatta bu bağ zamanla o kadar güçlü bir hale gelmiştir ki bunun bir sonucu olarak İngiltere’de Anglo-Chinese (İngiliz-Çin) bahçe ekolunün doğmasına sebep olmuştur.

Uzakdoğu’da sanat kuvvetli bir şekilde Budizm ve halkın doğa sevgisinin etkisi altında kalmıştır. Çiçek düzenleme sanatı (ikebana) ile minyatür ağaç yetiştirme sanatı (bonsai) Uzakdoğu’da geliştirilmiş sanatlardır. Her iki sanat da Çin’de doğmuş, Japonya’da geliştirilmiştir.

Çin düşüncesine göre bahçe; bitki materyali,kaya ve sudan oluşan bir kompozisyondur.

Japon bahçelerinde çiçekler çok dikkatli ve nadir kullanılmaktadır. Yaprağını döken bitkiler arasında daha çok gövde ve dal özelliği olan, hatta yapraksız iken bile fark edilebilen türlere yer verilir. Bitkilendirme tasarımlarında genellikle sonbahar ve ilkbahar renklendirilmesine büyük önem verilmiştir. Bahçe Çam ağacı olmadan düşünülemez.

En yaygın kullanılan ağaç ve çiçek türleri ;

  • Mabet Ağacı (Ginkgo biloba)
  • Japon Akçaağacı (Acer palmatum)
  • Japon Kirazı (Prunus serrulata)
  • Söğüt (Salix sp.)
  • Kamelya (Camellia japonica)
  • Orman Gülü (Rhododendron mollis)
  • Çam Türleri ( Pinus sp.)
  • Aralya (Fatsia japonica)

Görsel : Mabet Ağacı (Ginkgo biloba)

Uzakdoğu bahçelerinin en önemli özelliklerinden birisi ise; ölçülerin büyük tutulmasına karşın gizliliğe ve içe dönük yaşama önem verilmesidir. Bahçede gezen bir kişinin, değişen manzaralar dizisiyle birlikte kayalıklar, tepeler, akarsular arasında sürprizli görüntülerle karşılaşma olanağı vardır.

Uzakdoğu bahçelerinde zemin kaplaması olarak çim bitkilerinden çok  mozaik, kum gibi cansız malzemeler kullanılırdı. Bu malzemelere sonbaharda renk etkisi meydana getirebilen (Japon akçaağacı gibi) ve kaligrafik özelliklere sahip söğüt, betula(hu) vb. kullanılırdı. Renk etkisi su, gökyüzü ve ağaç yapraklarının renklenmesiyle elde edilirdi.

Çin’in klasik bahçe sanatının başlangıcı hakkında, şimdiye kadar net bir bilgi elde edilememiştir. Ancak bahçe mimarisinin kullanım özellikleri analiz edildiğinde; Çin bahçe sanatının, Yin (M.Ö.1600-M.Ö.1046), Zhou
(M.Ö.1046-M.Ö.249) devirlerinde ortaya çıktığı varsayılmaktadır. Bu kapsamda 3000 yıllık tarihi olduğu varsayılan Çin bahçe sanatı dünya bahçe sanatının en erken başladığı ülkelerden biri olarak bilinmektedir.

Qing (1616-1911), Tang (618-907) dönemlerinde Çin’in bahçe teknikleri Japon ve Kore’ye girmiştir. Ming sülalesinin son dönemlerindeki park-bahçe teorisi olan “Yuan Ye”, tasarım eseri Japonya’ya, ismini “duo tian
gong” olarak değiştirilerek girmiştir.

Çin Bahçe Sanatı Özellikleri

  1. Çin’de bahçe sanatı doğal yapıda ve insan duygularının özgürlüğünü ifade eder biçimdedir. Çin’in kendine özgü iklimi, coğrafi özellikleri, toprak yapısı ve farklı birçok bitkinin yetişmesine olanak tanıması, Çin bahçesi stilinin oluşumuna önemli katkılar sağlamıştır.
  2. Çin bahçelerinin donanımlı olması için yedi şeyin uyumlu olması koşulu aranmaktadır; Toprak, gökyüzü, taşlar, su, binalar, yollar ve bitkiler.
  3. Japon bahçesi tasarlanırken öncelikle bahçenin yönünü belirlemek gerekmektedir. Bahçenin Kuzey yönü kişinin toplumda duruşunu ve kişisel gücünü ifade etmektedir. Güney-doğu para ve zenginliktir. Batı sağlığı, Kuzey-doğu ise bilgi ve öğrenmeyi simgelemektedir. Kuzey yön bahçe sahibinin kariyeri ile ilgilidir. Kuzey-batı kılavuz ve yolculuk
    anlamındadır. Batı yönü çocuk, yaratıcılık demektir. Güney-batı evlilik ve aşkın yönüdür. Bu yönlerin yanı sıra çiçek tür ve renkleri de önemlidir. Çin bahçe düzenleme ilkelerine göre bahçede istenilen yere istenilen renkte çiçek dikilmesinde bir sakınca yoktur. Ancak belli bir bölgenin enerjisini tetiklenmek isteniyorsa, o zaman doğru yere doğru çiçek dikmek gerekir. Bahçenin büyüklüğünün bir önemi yoktur.
  4. Çin bahçelerinde konuta yakın olan avluların genel çizgilerinde formal bir düzen göze çarpmaktadır. Bu avlularda verandalar, dikdörtgen havuz ve kanallar bulunmaktadır. Su tesislerinin üzerinde ise köprüler yer almaktadır. Avlular, yüksek tas veya sıva kaplı duvarlarla çevrilmişlerdir. Bu duvarların esas işlevi, gizlilikten çok
    bitkilerin yaprak ve dallarının gölge oyunlarına fon oluşturmaktır. Zemin döşemesi olarak taş çakıl ve mozaik ile çim bitkisi kullanılmıştır. Bahçelerde erik ve şeftali gibi meyve ağaçları ile Manolya (Magnolia sp.), iğne yapraklı bitkilerden Çam (Pinus sp.), Sedir (Cedrus sp.), ve Ardıç (Juniperus sp.) türleri kullanılmıştır. Ayrıca Mor Salkım (Wisteira floribunda) ile Krizantem (Chrysanthemum sp.) ve Nilüfer (Nymphaea alba) gibi süs bitkisi türlerine bahçede sıklıkla rastlanmaktadır.
  5. Çin bahçe düzenlemesinde simetriye ya da belirgin kompozisyonlara yer yoktur; bitkilerin, ağaçların ve süslemelerin doğal halleri korunur. Batı’nın bahçe düzenlemesi doğanın eksiklerini gidermeyi amaçlarken, Doğu düzenlemesi bitkilerle yapıların organik bir bütün oluşturmasına gayret eder ve doğayı taklit eden kayalardan akan su yapısı, resim ve şiir sanatına anlamlı bir nitelik sunar.

Japon Bahçe Sanatı

Japon Bahçesinde, sembolizm kullanılarak doğanın minyatür kopyaları yaratılmaktadır. Japon bahçelerinde ana kullanım amacı sadece güzel görüntü de değildir. Öncelikli olan ruhun huzur bulacağı bir ortam yaratmaktır. Japon bahçesinin ilkel şekli, bir su yüzeyinin ortasındaki adacık üzerinde bulunan bir ağaç ve taştan ibaret bir doğa parçasıdır. Japon Bahçeleri, Çin bahçe sanatının etkisi ile gelişme göstermiştir.

Heian Dönemi (781-1185) : Bahçeleri Çin bahçe sanatından etkilenerek Pagodalar yapılmış, bahçelerde göletler geniş tutulmuş, adacıklar ile Çin mitolojisindeki turna ve kaplumbağa şeklindeki sembolik kaya düzenlemeleri ile tamamlamışlardır.

Kamakura Dönemi (1192-1333) : Sadeliği ve gösterişsizliği öğütleyen Zen düşüncesi çok zengin bir manzara resminin gelişmesine yol açmış, bu dönemde bahçeler tuval gibi kullanılmış, aynı zamanda ressam olan birçok din adamı , bu dönemin en önemli bahçe tasarımcısı olmuştur.

Muromachi Dönemi (1333-1573) : Minimalist Zen Bahçe tasarımı aynı şekilde devam etmiştir. Bu döneme ait olan Kinkakuji/ Altın Köşk Tapınağı’nın bahçesinde sandal gezintileri için kullanılan büyük bir gölün yanı sıra, turnalar ve kapumbağalar şeklinde düzenlenmiş kayalar da vardır.

Momoyama Dönemi ( 1603-1868) : 16.yüzyılın son çeyreği olan Momoyama devri yabancı tesirlerden ayıklanma dönemidir. Tipik özelliği, bir yandan muazzam bir lüks, kendinden emin ve hür bir düşünce diğer taraftan çok ince ve seçkin bir zevki yansıtmaktadır. Bu dönemde saraylar yaptırılmış, çay seremonilerinin gelişmesiyle bunlara Çay Bahçeleri eklenmiş, çay evleri yeni tasarım öğesi olmuştur. Çay bahçelerinin yanısıra Cha niwa denilen yürüyüş yolları da Japon bahçelerine girmiştir. Bu taşlı ve yosunlu yürüme yollarınının kullanılması, gezinti bahçelerinin ortaya çıkmasına önayak olmuştur.

Edo Dönemi (1603-1867) : Japonya’nın dış dünya ile ilişkilerini kestiği bir dönemdi. Buna rağmen Japon bahçe sanatı bu dönemde de gelişmeye devam etmiştir. Zig-zag şeklinde yürüyüş yollarının kullanımıyla, gizle-göster taktikleri kullanılmış, bahçe içindeki hareket, daha önceki dönemlerde olmayan, sabit bir manzara izleme olayının dışına çıkarılmıştır. Bahçe estetiği/ Kirei sabi bu dönemde ortaya çıkmış, bu anlayışla Heian döneminin zerafeti ile Çay seremonilerinin rustik sadeliğinin kombinasyonu sağlanmıştır. Bu dönemde ortaya çıkan Shakkei’nin kullanımıyla, bahçe etrafındaki peyzaj ile birlikte ele alınmış, bütünsel bir görsellik sağlanmıştır.

Meiji Dönemi : Dış dünyaya uzun bir süre kapalı olan Japonya, 1868’den sonra büyük bir değişim geçirerek, hızla modernize olmaya başladı. Bu süreçte bir çok eski , özel bahçe terk edilerek yok olmaya bırakıldı. Momoyama ve Edo dönemlerine ait bir çok bahçenin, halka açık parklara dönüştürülmesine yönelik yasa ise 1871’de çıkarıldı.

Günümüz Japon Bahçe Sanatı : Günümüzde, Japon bahçelerinde doğal kayalar yerine, şekil verilmiş taşlar ve beton kullanılmaktadır. Modern tasarımcılar klasik Japon bahçelerinde görülen doğayı taklit etme yerine, kendilerini ifade edecek tasarımlarda bulunmaktadır. Japon bahçe sanatında artık doğayı kopyalamaktan ziyade, özüne bağlı kalarak onu yeniden yorumlamak söz konusudur. Bu nedenle günümüzdeki yeni yaklaşımlar, Japon bahçe sanatına zarar vermeden, onun daha da zenginleşmesine katkıda bulunmaktadır.


🌷🌴🌲🌵


  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli