izmir escort bayan

e
sv

Bazı Bitki Hastalıkları ve Zararları

avatar

Hasan BAKİ

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Bitkilerde meydana gelen hastalıkların nedenleri 2 ana grup altında incelenir;

  • Bitkinin genetik yapısından meydana gelen hastalıkla
  • Çevreden kaynaklanan hastalıklar.

Çevreden kaynaklanan hastalık nedenleri canlı ve cansız nedenler olarak 2’ye ayrılır.

➤ Cansız Nedenler

  • Sıcaklık

Yüksek çevre sıcaklıklarında,  bitkide genel bir solgunluk ve ileri dönemlerde yaprak dökümü şeklinde hastalık belirtileri görülebilmektedir.

Düşük çevre sıcaklıklarında;  bitkide genel bir gelişme geriliği,  solgunluk,  döllenmenin anormal olması sonucu meyve dökümü veya kör başak oluşumu şeklinde ortaya çıkan hastalık belirtileri görülmektedir.

  • Işık

Işık yoğunluğunun fazla olduğu durumlarda,  bitkide sarılık ve kloroz belirtisi görülmektedir.

Işık yoğunluğunun bitkinin isteğinden az olması durumunda ise,  bitkilerde genel bir gelişme geriliği,  yapraklarda sarılık ve sap boğumları arası mesafenin artarak bitki boyunun uzaması şeklinde ortaya çıkan  ‘’Etioleman ‘’ olarak adlandırılan hastalık belirtilerine rastlanmaktadır.7

  • Rüzgar

Şiddetli rüzgar bitkilerin dal,  sürgün ve gövdesini kırarak,  meyvelerini zamansız dökerek, hububat gibi tek yıllık bitkileri yatırarak doğrudan zarara sebep olmaktadır.  Ayrıca rüzgarın etkisi ile birbirine sürten bitki kısımları yaralanarak,  diğer hastalık etmenlerinin buradan bitkiye girişi kolay olmaktadır.

  • Toprak

Azot yetersizliğinde bitkiler genellikle koyu yeşil görünümlerinin aksine soluk açık yeşil bir görünüm kazanırlar.  Meyve sayısı azalır.  Ciddi noksanlık durumlarına yapraklarda kloroz görülür.  Bu durum yaşlı yapraklardan başlar.

Fosfor eksikliğinde çoğu kez meyvelerde şekil bozukluğu,  koyu kırmızı renk ve çatlaklık görülür.  Daha çok yaprakların ortasında veya ana damarlar arasında olmak üzere koyu yeşilden mora kadar değişen renklenme görülür.  Yapraklar normalden daha küçüktür ve yaprak sapı ile dal arasında dar açı vardır.  Sonunda yapraklar açık yeşile veya sarıya dönerler ve erken koparlar.

Potasyum eksikliğinde yapraklar bronzlaşır.  Şiddetli Potasyum noksanlığında büyüme durur. Bronzlaşan yaprakların damarlarında küçük nekrotik lekeler gelişir.

Kalsiyum eksikliği meyvelerde,  özellikle elmalarda çok önemlidir.  Elmalarda görülen acı benek Ca noksanlığının bir sonucudur.

Magnezyum eksikliğinde yaprakta damarlar arasında sararmalar, yaprak ucunda gevreklik ve yıkarı doğru kıvrılmalar görülür. Meyveler seyrekleşir, ufalır ve meyve sayısında azalma olur.

Kükürt eksikliğinde azot eksikliğine çok benzeyen belirtiler görülür. Yani homojen bir sararma vardır. Ancak aradaki fark, sararmanın önce genç yapraklarda olmasıdır. Azotta ise sararma yaşlı yapraklarda olur. Bunun sebebi kükürdün yaşlı yapraklardan genç yapraklara taşınamamasıdır.

Demir eksikliği belirtileri öncelikle genç yapraklarda başlar ve yaprak damarları arasında sararma dikkat çeker.  Görünümleri oldukça tipiktir.  Kolayca tanınırlar.  En ince damarlar dahi yeşil kalarak bu damarlar arasındaki renk tamamıyla sarıya döner.  Şiddetli noksanlıkta damarlarda sararabilir.  Bazen magnezyum noksanlığı ile karışır.  Aradaki fark Mg eksikliğinde sararma yaşlı yapraklarda görülür.  Demirde ise genç ve tepe noktalardaki yapraklarda belirtilere rastlanır.

Çinko eksikliğinde yaprak damarları arasında kloroz meydana gelir.  Yaprak damarları yeşil kalırken, damarlar arası renk açık yeşil,  sarı hatta beyaza döner.

Mangan eksikliğinin belirtileri Mg noksanlığı belirtilerine benzer.  Yapraklardaki damarlar arasında sarama görülür.  Ancak Mg noksanlığı önce yaşlı yapraklarda olmasına karşılık Mn noksanlığı genç yapraklarda görülür.  Mangan noksanlığında yapraklar arası kloroza ilave olarak yapraklarda sarı noktalar halinde lekeler oluşur.  Asmada yaprak yüzeyinde üniform bir sararma olur.  Yapraklar normalden küçük ve açık yeşil renklidirler.  Zamanla çok sayıda küçük nekrotik lekeler ortaya çıkar.  Sonunda sarı bölgeler kahverengine döner ve yaprak ölür.

Bor eksikliği genellikle kireçli topraklarda ve kurak periyotta ortaya çıkmaktadır.  Toprak analizi yaptırılarak bor noksanlığı görülen topraklarda Boraks vermek suretiyle Bor eksikliği giderilebilir.

Canlı Hastalık Etmenleri

  • Virüsler

Virüslerin bulaşma yolları ;

  1. Tohum
  2. Fide, fidan ve aşı materyalleri
  3. Böcekler
  4. Nematodlar
  5. El işçiliği
  • Bakteriler

Bakteriler bitki dokusuna ya önceden çeşitli yaralardan ya da doğal açıklıklardan girmektedirler.

Bakteri türlerinin en duyarlı oldukları ilaçlar Bordo bulamacı ve hazır Bakır’ lı preparatlardır.

  • Mantarlar

Mantarların bulaşma yolları ;

  1.  Yağmur ve çiğ
  2.  Böcekler ve kuşlar
  3.  El işçiliği
  4.  Alet ve ekipman
  5.  Hastalıklı tohum kullanılması
  6. Hastalıklı fide,  fidan,  aşı materyalinin temiz alana nakledilmesi ile bulaşırlar.

➤ Hastalıklar

  • Mildiyö Hastalıkları

Yapraklar üzerinde beyaz küf gibi unlu bi örtü görülür.

  • Külleme Hastalıkları

Konukçu bitkilerde hastalığın ilk belirtileri yapraklar üzerinde kül görüntülü noktalar şeklinde başlar.  Bu küllü noktalar zamanla gelişerek tüm yaprak yüzeyini kapsar.

  • Solgunluk Hastalığı

İlk belirtiler genellikle yaşlı yapraklarda sararma,  solma ve kuruma şeklinde başlar.  Hastalık ilerledikçe bitki gelişmesi durur ve diğer yapraklara da sıçrar .  Hastalık geldikten sonra ilaçlı mücadelesi yoktur.  Önlemek için dikimden önce toprak Terabol,  Basamid,  Methylbromid gibi ilaçlarla sterilize edilir.

  • Pas Hastalığı

Yapraklar üzerinde pas renginde lekeler oluşmasıyla bilinir.

  • Siyah Çürüklük Hastalığı

Hastalığa yakalanan bitkinin kök ve kök boğazı siyah bir renk alır.

  • Sap ve Yumru Çürüklüğü

Önce su toplayarak yumuşayan yerler görülür ardından yapraklar solar. Önceleri beyaz görünen yerler zamanla siyah renge dönüşürler.

Zararlılar

  • Yaprak Bitleri

Bitkinin öz suyunu emer. Bitkilerde çok görülen bir zararlıdır.

  • Yaprak Tahtakuruları

Milimetrik boyutlardadır.  Yaprakları emerek ya da salgıladıkları zehir ile bitkiye zarar verirler.

  • Kırmızı Örümcekler ve Diğer Örümcekler

Çok küçük boyutlardaki kırmızı örümcekler yaprakların üst kısmını delerek bitkinin öz suyunu emerler.  Diğer örümcekler ise bitkinin toprak üstü aksamlarından bitkinin öz suyunu emerek zarar verirler.

  • Thripsler

1 mm. boyunda,  çok ince sarımtırak veya kahverengi-siyah renkli zararlılardır.  Bitkinin öz suyunu emerek beslenirler.

  • Kelebek larvaları

Bitkinin toprakaltı ve topraküstü aksamlarını yerler.

  • Nematodlar

Milimetrik boyutlarda olan organizmalardır.  Bitkilerin hücrelerinde dolaşarak özsuyu emerler.

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli